Son dönemin en belirgin eğilimlerinden biri, yıllardır uygulanan yaklaşımın tersine dönmesi: hacim eklemek yerine eklenmiş olanı geri almak.
Bu, hem hastaların hem uygulayıcıların yönelimini değiştiren bir eğilim ve birkaç ayrı gelişmenin bir araya gelmesiyle oluştu.
Ne değişti?
1. Aşırı doldurulmuş görünüm fark edilir hale geldi
Dolgu kullanımı 2000'li yıllardan bu yana dünya genelinde çok yüksek oranda arttı. Bu hacimde bir kullanım, kaçınılmaz olarak aşırıya kaçan sonuçları da görünür kıldı.
Zamanla “dolgu yaptırmış” görünümü tanınabilir hale geldi ve bu, başlangıçtaki hedefin — fark edilmeden daha iyi görünmenin — tersine döndü.
2. Dolgunun her zaman tamamen kaybolmadığı anlaşıldı
Uzun süre “nasılsa erir” varsayımıyla hareket edildi. Ancak görüntüleme çalışmaları bu varsayımı zorluyor.
Plastic and Reconstructive Surgery — Global Open'da 2024'te yayımlanan bir çalışmada, orta yüz bölgesine dolgu yaptırmış 33 kişi MR ile incelendi. Otuz üç kişinin tamamında iki yılın sonunda hâlâ dolgu görüldü; hiçbirinde tam kaybolma saptanmadı. Katılımcıların 12'si beş yıldan uzun süredir uygulama yaptırmamıştı ve bir kişide dolgu on beş yıl sonra bile görüntülenebiliyordu. Çalışma 33 kişilik — küçük bir grup ve seçilmiş hastalardan oluşuyor; yine de “üç ila on iki ay” genel kabulünün her ürün ve her bölge için geçerli olmadığını gösteriyor.
Bu, tek tek uygulamaların değil, yılların toplamının değerlendirilmesi gerektiği anlamına geliyor.
3. Sorunun hacim olmadığı fark edildi
En önemli değişim bu. Sarkmaya dolgu yapmak sarkmayı düzeltmez; hacim ekledikçe yüz ağırlaşır ve “dolu ama düşük” bir görünüm ortaya çıkar.
Doğru ayrım — sarkma mı, hacim kaybı mı, deri kalitesi mi — yapılmadığında eklenen her mililitre sorunu büyütür.
Dolgu erittirmek: nasıl oluyor?
Hyalüronik asit dolgular, hyalüronidaz adlı bir enzimle çözülebilir. Bu, bu ürün grubunun en önemli güvenlik özelliğidir ve acil durumlarda hayati önem taşır.
Estetik amaçlı eritme ise farklı bir karardır ve dikkat gerektirir. Şunu da bilmek gerekiyor: Aesthetic Plastic Surgery'de yayımlanan bir kapsam derlemesi, hyalüronidazın yüzdeki dolguyu geri almak için kullanımına dair randomize çalışma, klinik çalışma ya da geriye dönük kontrollü çalışma bulunmadığını bildiriyor; eldeki beş randomize çalışmanın hepsi kol, ön kol ve sırt derisinde yapılmış. Yani uygulama yaygın, ama yüzdeki kullanımının kanıt zemini zayıf.
- Enzim yalnız dolguyu değil, dokudaki doğal hyalüronik asidi de etkileyebilir
- Eritme sonrası bölge geçici olarak olduğundan boş görünebilir
- Sonucu değerlendirmek için birkaç hafta beklemek gerekir
- Tek seansta tamamı çözülmeyebilir
- Kalıcı veya eritilemeyen dolgular için bu seçenek yoktur
İpucu — Eritme kararı da bir işlem kararıdır ve aynı özenle verilmelidir. “Nasılsa geri alınabilir” düşüncesi, ilk uygulamayı hafife almanın gerekçesi olmamalı.
Yeni yönelim: eklemek yerine iyileştirmek
Hacim ekleme yaklaşımından uzaklaşma, boşluğu başka yaklaşımlara bıraktı:
- Rejeneratif enjeksiyonlar. Hacim eklemek yerine doku kalitesini hedefleyen uygulamalar.
- Daha ölçülü dolgu kullanımı. Bölgesel ve az miktarda, yıllık toplam gözetilerek.
- Cerrahiye daha erken yönelme. Sorun sarkmaysa, yıllarca dolguyla ertelemek yerine doğru işlemi tercih etmek.
- Cilt kalitesine yatırım. Güneşten korunma ve doku kalitesine yönelik uygulamalar.
Bu eğilim ne kadar sağlıklı?
Genel olarak olumlu bir yön. Ama iki uyarı gerekiyor:
Birincisi: “doğal sonuç” de bir moda haline gelebilir ve aynı hatayı ters yönde ürettirebilir. Belirgin hacim kaybı olan bir kişide hiçbir şey yapmamak da doğru karar olmayabilir.
İkincisi: eritme kararının kendisi de bir işlemdir. Sosyal medyadaki eğilime bakarak yaptırılan eritme, yaptırılan dolgu kadar düşünülmemiş olabilir.
Her iki yönde de aynı ilke geçerli: karar, eğilime değil kendi bulgunuza dayanmalı.
Sorulacak sorular
- Bendeki sorun hacim kaybı mı, sarkma mı, deri kalitesi mi?
- Daha önce yaptırdığım uygulamalar bugünkü tabloyu nasıl etkiliyor?
- Eklemek mi, eritmek mi, hiçbir şey yapmamak mı — üçünün gerekçesi ne?
- Kullanılan ürün eritilebilir mi?
- Bir yıl sonra tabloyu nasıl değerlendireceğiz?
Kaynaklar
- Master M, Azizeddin A, Master V. Hyaluronic Acid Filler Longevity in the Mid-face: A Review of 33 Magnetic Resonance Imaging Studies. Plast Reconstr Surg Glob Open. 2024;12(7):e5934. PMID 39015357
- Borzabadi-Farahani A, Mosahebi A, Zargaran D. A Scoping Review of Hyaluronidase Use in Managing the Complications of Aesthetic Interventions. Aesthetic Plast Surg. 2024;48(6):1193–1209. PMID 36536092
- Yi KH, Wan J, Yoon SE. Considerations for Proper Use of Hyaluronidase in the Management of Hyaluronic Acid Fillers. Plast Reconstr Surg Glob Open. 2025;13(3):e6566. PMID 40040950
Yazar Hakkında
Op. Dr. Yasemin Aydınlı, Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi mezunudur. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanlık eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamıştır. İstanbul'da estetik ve rekonstrüktif cerrahi alanında çalışmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Dolgum eridi mi, nasıl anlarım?
Erittirmek zararlı mı?
Kalıcı dolgum var, ne yapabilirim?
Hiç yaptırmasam daha mı iyi?
Doğal sonuç nasıl elde edilir?
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Her kişi farklıdır; uygunluk ve süreç ancak kişisel bir muayene ve konsültasyonla belirlenir.