Dolgu, cilt altına enjekte edilerek hacim kazandıran, çizgileri yumuşatan ve yüz hatlarını dengelemeye yardımcı olan bir medikal estetik uygulamadır. En sık kullanılan dolgu türü, vücutta da doğal olarak bulunan hyalüronik asit içeriklidir. Cerrahi bir işlem değildir; etkisi geçicidir ve zamanla vücut tarafından emilir.
Dolgu ne için yapılır?
Dolgu, yaşla veya yapısal olarak ortaya çıkan hacim kayıplarını desteklemek ve belirli çizgileri yumuşatmak için kullanılır. En sık ele alınan bölgeler arasında dudaklar, elmacık kemiği bölgesi, çene ve çene hattı, dudak kenarındaki çizgiler ve burun-dudak arasındaki nazolabial çizgiler yer alır. Amaç yüzü değiştirmek değil, doğal dengesini ve oranını desteklemektir.
Botoks'tan farkı nedir?
Botoks ile dolgu farklı işler yapar ve çoğu zaman birbirini tamamlar. Botoks, mimiklerle oluşan dinamik çizgilerde kasları geçici olarak gevşetir; dolgu ise hacim ekleyerek çökmüş bölgeleri destekler ve statik (duruşta da görünen) çizgileri yumuşatır. Hangisinin ya da ikisinin birlikte uygun olduğu kişisel değerlendirmeyle belirlenir.
Nasıl uygulanır?
Uygulama, ince bir iğne veya kanül yardımıyla dolgunun hedef bölgeye yerleştirilmesiyle yapılır. İşlem genellikle kısa sürer; çoğunlukla yüzeysel bir uyuşturucu krem ile konfor artırılır. Kullanılacak dolgunun türü ve miktarı, bölgeye ve kişinin ihtiyacına göre belirlenir; genellikle azar azar ve kontrollü bir yaklaşım tercih edilir.
Etkisi ne kadar sürer, kalıcı mı?
Dolgunun etkisi kalıcı değildir. Hyalüronik asit dolgular zamanla vücut tarafından emilir; kalıcılık bölgeye, ürüne ve kişiye göre değişmekle birlikte genellikle birkaç ay ile bir yıldan biraz fazla bir süre arasında değişir. Etki azaldığında, görünümü korumak için uygulamanın tekrarlanması gerekebilir.
Doğal görünür mü?
Doğru bölgeye, uygun miktarda ve doğru teknikle yapıldığında dolgu doğal bir sonuç verebilir; amaç abartılı bir görünüm değil, dengeli bir destektir. Abartılı veya orantısız sonuçlar genellikle fazla miktar ya da yanlış planlamayla ilişkilidir. Bu nedenle azar azar ilerleyen ve yüzü bütün olarak değerlendiren bir yaklaşım önemlidir.
Geri döndürülebilir mi?
Bu, hyalüronik asit dolguların önemli bir avantajıdır: gerektiğinde özel bir çözücü enzim ile dolgu kısmen ya da büyük ölçüde geri alınabilir. Bu, hem istenmeyen bir sonuçta hem de olası bir komplikasyon durumunda önemli bir güvenlik unsurudur. Her dolgu türü aynı şekilde geri alınamaz; bu nedenle kullanılan ürünün bilinmesi önemlidir.
Kimler dikkatli olmalı, riskler nelerdir?
Gebelik ve emzirme döneminde, uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon veya bilinen bir alerji varsa dolgu önerilmeyebilir. Uygulama sonrası geçici şişlik, kızarıklık, hassasiyet veya morluk görülebilir ve bunlar genellikle kısa sürede geçer. Nadir de olsa, damarla ilişkili daha ciddi komplikasyonlar olabilir; bu nedenle işlemin anatomiye hâkim, deneyimli bir hekim tarafından ve uygun ürünle yapılması büyük önem taşır.
Yazar Hakkında
Op. Dr. Yasemin Aydınlı, Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi mezunudur; uzmanlığını Ankara Üniversitesi'nde tamamlamıştır. TPRECD ve ISAPS üyesidir ve İstanbul'da estetik ve rekonstrüktif cerrahi alanında çalışmaktadır.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Her kişi farklıdır; uygunluk ve süreç ancak kişisel bir muayene ve konsültasyonla belirlenir.